Birinci veya İkinci haciz ihbarnamesi

  • Anasayfa
  • Birinci veya İkinci haciz ihbarnamesi
04 May

 

BİRİNCİ HACİZ İHBARNAMESİ(İ.İ.K M.89/1) Birinci veya İkinci haciz ihbarnamesi Alacaklının talebi üzerine borçlunun üçüncü kişideki maaş ve ücret vb alacakları, alacağını haczeden icra dairesi üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderir, buna birinci haciz ihbarnamesi denir. Birinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye, takip borçlusunun kendisinden olan alacağına haciz konulduğunu, alacak tahsil edilinceye kadar borçluya olan borcunu yalnız icra müdürlüğüne ödeyebileceği, borçluya yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı, aksi halde borcu icra müdürlüğüne tekrar ödemek zorunda kalacağı, borcu olmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, durumu birinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yazılı veya sözlü olarak itiraz etmesi gerektiği, aksi halde borcun zimmetinde sayılarak borcu icra müdürlüğüne ödemek zorunda kalacağı ihtar olunur..

ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN BİRİNCİ VEYA İKİNCİ HACİZ İHBARNAMESİNE İTİRAZ ETMESİ

İtirazın Süresi ve İtirazın Şekli

Üçüncü kişi kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine, tebliğden itibaren yedi gün içinde, takibin yapıldığı icra müdürlüğü nezdinde itiraz edebilir. Yedi günlük itiraz süresinin başlangıç tarihi, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarihtir. Birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine itiraz, takibin yapıldığı icra müdürlüğüne yazılı veya sözlü olarak bildirilir.

BİRİNCİ VEYA İKİNCİ HACİZ İHBARNAMESİNE İTİRAZIN SONUÇLARI

Üçüncü kişi, yedi gün içinde birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmekle, bu haciz ihbarnamesi ile kendisinden istenen parayı ödemekten veya malı teslimden kurtulur. Ancak alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçek olmadığı, yani üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olduğu kanısında ise, alacaklı üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini kanıtlayarak İİK m.338/I’e göre üçüncü kişinin cezalandırılmasını ve ayrıca İİK m.89/IV uyarınca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine itiraz etmiş olması halinde, takip alacaklısının sahip olduğu tek hukuki çare, İİK m.89/IV uyarınca ceza ve tazminat davası açmak değildir. Takip alacaklısı bu yolu kullanmak istemezse, İİK m.120/II’ye göre icra müdürlüğünden takip borçlusunun üçüncü kişideki alacağının dava edilmesi hakkının kendisine devredilmesini isteyip, alacağı yetki belgesi ile genel mahkemede üçüncü kişiye karşı alacak davası da açabilir. Üçüncü Kişinin Beyanının Aksini İspat İİK m.89/IV uyarınca, üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü kişinin 338.maddenin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Bu hükmün verdiği imkan dahilinde, üçüncü kişinin birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine yaptığı itirazın doğruluğuna inanmayan takip alacaklısı, icra mahkemesinde ceza ve tazminat davası açabilecektir. Alacaklının İİK m.120/II’ye göre açacağı dava, takip borçlusunun üçüncü kişide mevcut olduğu iddia edilen alacağının tabi bulunduğu normal zamanaşımı (genellikle on yıl, BK m. 125) süresi içinde açılabilir. Bu nedenle, bir yıl içinde icra mahkemesinde ceza ve tazminat davası veya yalnız tazminat davası açmamış olan alacaklı, bir yıl geçtikten sonra ancak İİK m.120 II’ye göre üçüncü kişiye karşı alacak davası açabilir. İİK m.89/IV hükmü daha çabuk ve etkili bir hüküm olduğundan, uygulamada daha çok icra mahkemesinde ceza ve tazminat veya yalnız tazminat davası açma yolu tercih edilmektedir. İİK m.120/II’ ye göre mahkemede dava açılması ise, daha çok bir yıllık zamanaşımından sonra başvurulabilen bir yoldur denebilir.

Alacaklının İcra Mahkemesinde Ceza ve Tazminat Davası Açması(İİK.338)

Takip alacaklısı kendisine gönderilen birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz eden üçüncü kişinin beyanının gerçeğe aykırı olduğunu icra mahkemesinde ispat ederek; üçüncü kişinin İİK m. 338/I’e göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Alacaklı, icra mahkemesinde ceza ve tazminat davalarını birlikte açar.  Alacaklı, ceza davasından bağımsız olarak bir yıllık zamanaşımı süresi içinde, üçüncü kişinin cezalandırılmasını istemeden, tazminat davası da açabilir. İcra mahkemesi, ceza davasıyla birlikte veya bağımsız olarak açılan tazminat davasını genel hükümlere göre çözümler. Zira cezalandırma isteminin karara bağlanması için üçüncü kişinin takip borçlusuna borcunun olup olmadığının veya takip borçlusunun bir taşınır malının üçüncü kişide bulunup bulunmadığının öncelikle tespit edilmesi gerekir.

  1. Davanın Tarafları Bu davada davacı, takip alacaklısı, davalı ise, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu ileri sürülen üçüncü kişidir. Ancak üçüncü kişi bir tüzelkişilik ise İİK m.338’in doğrudan uygulanması hukuken mümkün değildir. Zira burada cezalandırılacak olan tüzelkişiliğin kendisi olmayıp, birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine cevap veren ya da imzası ile bu konumda bulunan yetkili kimsedir. İİK m.345 uyarınca, bu kanunda öngörülmüş suçlar, tüzelkişinin yönetim veya işlemlerinin sırasında işlenmiş ise ceza o tüzelkişinin müdürleri, mümessil ve vekilleri, tasfiye memurları, yönetim kurulu başkanı ve üyeleri hakkında verilir.

b.Yetkili ve Görevli Mahkeme Takip alacaklısının İİK m. 89/IV’e göre açacağı ceza ve tazminat davasında yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir.

c.Dava Açma Süresi Takip alacaklısı, ceza davasını ve ayrıca tazminat davasını İİK m.347’ye göre üçüncü kişinin birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmiş olduğunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde ve herhalde haciz ihbarnamesine itiraz tarihinden itibaren 1 yıl içinde açabilir.

d.Yargılama Usulü Bu davaya icra mahkemesinin icra ceza hakimi sıfatıyla bakması gerektiğinden, İİK m.349-352’de düzenlenen yargılama usulü uygulanacaktır. Dava, dilekçe ile veya sözlü beyanla açılır. İcra mahkemesi davalılara duruşma davetiyesi gönderir. Tanık gösterilmiş ise onlar da duruşmaya davet edilir. İİK m.349/V uyarınca, davacı, tayin olunan duruşma gününe gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer; yani, davacı, davanın cezaya ilişkin talebinden vazgeçmiş sayılır. Bu halde, icra mahkemesi, yalnız tazminat davasını inceleyip karara bağlar. Bunun gibi, davacı alacaklı ceza şikayetinden vazgeçerse, icra mahkemesi, yalnız tazminat davasını inceleyip karara bağlar.

İİK m.352 uyarınca, icra mahkemesi iki tarafın iddia ve savunmalarını dinledikten sonra beş gün içinde karar verir ve karar özetini cumhuriyet savcısına bildirir.

e.İspat Yükü İİK m.89/IV’e göre açılacak olan davada ispat yükü alacaklıya düşer. Alacaklı, üçüncü kişinin cevabının doğru olup olmadığını banka kayıtları ve eğer üçüncü kişi tacir ise, defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle ispat etme yoluna gidebilecektir.

  1. Davanın Sonuçları Takip alacaklısı, üçüncü kişinin birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine itiraz ederek vermiş olduğu cevabın aksini ispat edemezse; icra mahkemesi, ceza ve tazminat davalarının reddine karar verir. Takip alacaklısı, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini ispat ederse; yani takip borçlusu, üçüncü kişiden alacaklı olduğu halde, üçüncü kişi, birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmiş ise; haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bundan başka, icra mahkemesi, üçüncü kişiyi, davacı alacaklıya tazminat ödemeye de mahkum eder. Bu tazminat, birinci veya ikinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiden istenen miktar, yani üçüncü kişinin, takip borçlusuna olan borcunun miktarı kadardır.

 

Etiketler: , , , ,

0 comments
Yorum ekle